Rue89, Bakchich, Mediapart: Fransız bağımsız haber sitelerinde üç farklı ekonomik model
Fransa’da Nicolas Sarkozy’nin iktidara yükselişi, medya patronlarıyla dostluğu, aynı dönemde Liberatıon gazetesinin Edouard de Rothschild tarafından satın alınması vs. basına güvensizliği artırdı.
Aynı dönemde “bağımsız” kalmak isteyen gazetecilerden bazıları yeni mecralar aramaya başladı ve ortaya pure players, bağımsız haber siteleri çıktı. bunlardan üçü, Rue89, Bakchich ve Mediapart siteleri bugün ülkenin saygın haber kaynakları arasında yer alıyor. Gün ışığına çıkardıkları skandallar gündemi belirliyor, Le Monde, Le Figaro gibi gazeteler bu gündemi takip etmek zorunda kalıyor.
(Bu sitelerin hikayeleri ve yayın politikalarıyla ilgili detaylar için yabancı bir site için yazdığım profillerini burada, burada ve burada okuyabilirsiniz.)
Bizim için enteresan olan ise şu: bu sitelerin her biri bambaşka bir ekonomik model seçti ve finansal açıdan bugün başka başka yerlere geldi. Seçtikleri modelleri, hatalarını ve bugünkü durumlarını incelemenin “İnternette bir haber sitesi nasıl ayakta durur?” sorusuna yanıt ararken ilham verebileceğini düşündüm.
Sitelerin kurucularıyla yaptığım röportajlardan öğrendiklerimi yazdım. Yorumu size bırakıyorum.
Rue89
Liberation gazetesinden ayrılan dört gazeteci tarafından 2007 yılında kuruldu. Pierre Haski liderliğinde hayata geçen site sol tandanslı içeriği ve kolay okunan yazılarıyla özellikle genç çalışan kesim arasında popüler oldu.
Sitenin ana sermayesi bu dört gazetecinin tazminatlarının toplamı, yani 100 bin euro oldu. Daha sonra arkadaşları ve ailelerinden 270 bin euro daha topladılar. Bu ilk birikim sitenin 2009′a kadar ayakta kalmasını sağladı. Rue89 geçen yıl sermaye artırımına giderek 1 milyon euro daha topladı, şu aralar 1 milyon euro için daha çalışmalarını sürdürüyorlar.
Rue89 tamamen ücretsiz bir site. Pierre Haski “Yeni bir marka için pay wall çok da mantıklı değildi, ayrıca bunun internetin de doğasına aykırı olduğunu düşünüyoruz” diyor. Ama tamamen ücretsiz bir siteyi ayakta tutmak için çeşit çeşit ve bazıları tartışmalı gelir kaynakları yaratmak zorunda kalıyorlar. Rue89′un kaynakları ve bunlardan elde ettiği kazanç şöyle:
- Gelirinin yüzde 50’si ilanlardan geliyor. Sol eğilimli sitede özellikle kültür ilanları çok tutuyor. Aylık tekil ziyaretçi sayısı 1 milyon olan sitenin CPM ücreti 7 euro, yani lemonde.fr ile aynı.
- Rue89′da üç kişilik bir ekip web ajansı olarak çalışıyor. Bu kişilerin genellikle derneklere hazırladığı web siteleri gelirin yüzde 20’sini oluşturuyor.
- Rue89 ekibi aynı zamanda “öğretmenlik” yapıyor. Fransa’da ve yurtdışında gazetecileri yeni medya alanında eğiterek kazandıkları para gelirlerinin yüzde 20’sine denk geliyor ve her geçen gün artıyor. Ekip yurtdışında profesyonelleri eğitmeye yoğunlaşacak bir okul açmayı planlıyor.
- Geri kalan yüzde 20′lik kısım Rue89 hediyelik eşyalarından ve “Le mur” (duvar) dedikleri piksellerden oluşan sayfadan geliyor. Bu sayfada hem kişisel notlar hem reklamlar 40-350 euro’ya yayınlanıyor.
Rue89′un yıllık geliri geçen yıl 300 bin euro artarak 800 bin euro oldu. Giderleri ise 1.15 milyon euro civarında. Bu giderlerin ana kalemi (yüzde 80) 15 gazeteciye ödenen maaşlar, geri kalanı ise kira ve yapım giderleri.
Pierre Haski her şey yolunda giderse 2011 yılında gelir ve giderlerin denk hale geleceğini ve daha sonra kâr etmeye başlayacaklarını söylüyor, bugüne kadar yaptıkları en büyük hatanın ise pazarlama müdürü almakta geç kalmaları olduğunun altını çiziyor. Site gazeetcilik dışında işler yaparak para kazandığı için çok eleştiriliyor.
Bakchich
Bakchich gazetecilik okulundan yeni çıkan ve yalnızca bir yıl deneyimleri olan üç genç tarafından 2006 yılında kuruldu. (Sitenin yöneticisi Xavier Monnier siteyi kurduklarında 24 yaşındaydı!)
Monnier amaçlarının araştırmacı gazetecilik yapmak ve sonuçları istedikleri gibi -sarkastik bir dille ve karikatürler yardımıyla- yayınlamak olduğunu söylüyor. Yola çıkarken para konusunu hiç düşünmediklerini, reklama ise prensip gereği karşı olduklarını gülümseyerek anlatıyor.
İlk sene 130 bin euro toplayan ve bununla ayakta kalan üçlü, 2007 yılında para kazanmaları gerektiğini kabullenerek önce ilan almaya başladılar sonra da içeriğin bir kısmını ücretli hale getirdiler. Abone sayısı artınca da içeriğin önemli bölümünü abonelere özel hale getirmeye karar verdiler. Bugün aciliyeti olan haberler sitede ücretsiz olarak okunuyor, özel olanlar ise aboneler için saklanıyor.
Bakchich’in yılda 50 euro ödeyen 3 bin kadar abonesi var. Abonelerden kazandıkları para toplam gelirlerinin yüzde 30′ını temsil ediyor. İlan gelirlerinin ise 2 bin euro’su Google Ads’den, 5 bin euro’su ise ajansla satılan ilanlardan geliyor. Sitenin 800 bin aylık tekil ziyaretçisi var, CPM oranı ise 2-3 euro civarında. Bakchich ekibi haberlerinin başka sitelerde yayınlanmasından da ayda 5 bin euro kazanıyor.
Ancak durum vahim. Ekip ayda 40 bin euro zarar ediyor ve son iki yılda yaptıkları 2 milyon euro’luk sermaye artırımı toparlanmalarına yetmiyor.
Bakchich’in zarar etmeye getirdiği çözüm haftalık dergi çıkarmak oldu. Haftada 12 bin satan dergi, Charlie Hebdo,Canard Enchainé gibi devlerle yarışıyor ve şimdilik para kaybediyor. Xavier Monnier’ye göre satışlar 16 bini bulduğu anda sitenin kitapları tutacak. Ama bunun ne zaman gerçekleşeceği henüz belli değil.
Enteresan olan ise derginin sitenin ziyaretçi sayısını artırmış olması. Trafiğin yüzde 15 arttığını söyleyen Monnier “Haber kaynakları da artık daha rahat konuşuyor, daha ulaşılabilir oldu. İnsanların Bakchich markasına güveni, saygısı arttı” diyor.
Site bugüne kadar iki kez iflasın eşiğine geldi, hala da uçurumun kenarında duruyor ama Monnier halinden memnun: “Başlarken 3.5 ay sürer demiştik, 3.5 sene oldu. Bu deneyimi hiçbir şeye değişmem.”
Mediapart
Bu üçlü arasında en cesuru Mediapart. Le Monde’un eski yayın yönetmeni Edwy Plenel tarafından 2008 yılında kurulan site içeriğinin tek kelimesini dahi ücretsiz yayınlamıyor. Çoğunlukla araştırmacı gazeteclik ürünü haberleri okumak için ayda 9 euro ödeyerek (öğrencilere ve işsizlere 5 euro) abone olmanız gerekiyor.
Edwy Plenel “Biz başlarken kimse insanların içerik için para ödeyeceğini hayal edemiyordu. Bizimle dalga geçtiler ama bugün 20 bin abonemiz var ve sayı her geçen gün artıyor” diyor. Haber yapımının bir bedeli olduğunu ve ürünlerini bedava servis etmenin mesleklerine aykırı düştüğünü ısrarla belirtiyor.
Sitede ücretsiz yayınlanan tek şey abonelere sunulan bölümdeki haberlerin başlıkları ve abonelerın yazdığı 400 kadar blogun içeriği… Ancak bu blogları yazmak ya da bunlara yorum bırakmak için de abone olmak gerekiyor.
Sitenin 600 bin aylık tekil ziyaretçisine karşılık ana sayfada tek bir ilan yok. Plenel “İnsanlara hem para ödetip hem de ilanlara bakmaya zorlayamayız” diyor. (Plenel’in internet gazeteciliği ve internet ilan sektörü ile ilgili görüşslerini burada okuyabilirsiniz.)
Bugüne kadar toplam 5.7 milyon euro yatırım alan sitenin aylık geliri 150 bin euro, giderleri ise 250 bin euro. Giderlerin büyük bölümünü, diğer sitelerde olduğu gibi gazetecilerin maaşları oluşturuyor. Fransa’nın en önemli gazetelerinden gençlerin yanı sıra kıdemli muhabirleri de toplayan Plenel, bu kişilere eski işlerindekiyle aynı maaşı ya da daha fazlasını ödüyor.
Site her geçen gün para kaybettiği halde Edwy Plenel abone sayısını ikiye katladıkları anda defterlerin tutacağında ısrarlı. 2010′da pazarlama faaliyetlerıne ve sitenin teknik sorunlarına ağırlık vererek abone sayısını artıracaklarını söylüyor, ama Paris’te sitenin kapanmak üzere olduğuna dair dedikodular her geçen gün artıyor.
Yorumlar
Leave a Reply
