Edwy Plenel: İnternette “bedava model” bir spekülasyondan ibarettir (özel)

Fransız basınının efsane isimlerinden Edwy Plenel, internette gazeteciliğin bedava sunulmasına karşı. Yayında ise hızdan ziyade özel içeriğe öncelik verilmesi gerektiğinde ısrar ediyor. Özel röportaj.
Le Monde gazetesinin eski yayın yönetmeni, bağımsız haber sitesi Mediapart‘ın kurucusu Edwy Plenel, bıyıkları, hafif kambur duruşu ve üzerine bir beden büyük takım elbisesiyle başka bir çağdan kalmış gibi… Cümleleri ağdalı ağdalı, her birinin üzerinde günlerce düşündüğünü belli ederek telaffuz ediyor.
İnternet ve internetin gazeteciliğe sunduğu imkanlar üzerine böylesine detaylı düşünmüş birinin Mediapart gibi içine kapalı bir site kurmuş olması garip. Tamamı ücretli olan site özel haberleriyle kendine saygınlık kazandı. Ama binlerce vuruşluk haberleri, sitedeki kullanım zorlukları ve ekonomik modeliyle -bazı çevrelerde- alay konusu olmaya devam ediyor. (Detaylar için bu makaleye bakabilirsiniz.)
“Gazeteci artık görüşler ve halk arasında aracı değil”
Edwy Plenel’in internetin gazeteciliğe sunduğu imkanlarla ilgili bazı çok doğru (Türkiye’de internet gazeteciliğine getirdiğim eleştirilere de destek olan) tespitleri var:
- Ben bu siteyi kurarken internette arzın yeniden oluşturulması gerektiğine karar verdim. Çünkü internet sadece haber akışı ile ilgili değil. Aynı zamanda “özel” bir içerik (exclusivité) sunabilmekle ilgili. Bu endüstriyel devrimin ortasında içeriğin hala bir değeri olduğunu göstermek, içeriğin değerini savunmak istedim.
- İnternet, belgeleri ve karşılaştığımız etik sorunları gündeme getirmeye ve okuyucularımızla bunları karşılıklı tartışmaya ortam sağlıyor. Bu beni çok heyecanlandırıyor.
- Sayısal devrim sayesinde gazeteci artık fikir ve halk arasındaki tek aracı olmaktan çıktı. Meslek, katılımcı bir yapıya bürünmek zorunda kaldı. Biz bunu tüm haberlerimizi üye yorumlarına açarak yapıyoruz. Üstelik yalnızca üyelerin yorum yapabilmesi gerçek bir topluluk oluşturmamıza yardımcı oluyor.
Türkiye’de internet gazeteciliği yok!
Türkiye’de internet gazeteciliğinin eleştirisini, Türkiye’de gazeteciliğin içler acısı halinden bağımsız değerlendirmek mümkün mü emin değilim… En azından içerik olarak ikisinin el ele gittiği kesin.
Mesela ülkenin güya en büyük gazetelerinin porno sitelerini andırması hiç kuşkusuz yerli yersiz manken resmi yayınlamazsak kimsenin ülkede olup bitenlere ilgi duymayacağına inanma alışkanlığımızdan geliyor.
Ama içerikten bağımsız olarak düşündüğümüzde dahi Türkiye’de gerçek anlamda bir internet gazeteciliğinden bahsedemiyoruz.
